PRATİK BİLGİLER

PRATİK BİLGİLER

  • Vitrinlerde uzun süre duran kristal bardaklarınız için, en iyi temizleme yöntemi, karbonatlı su içinde biraz bekletip yıkamanızdır
  • Şurup kutularının içinden çıkan kaşıklar, baharatlarınız için ideal ölçü kaşıkları olabilir.
  • Bitmeye yüz tutmuş bazı mumlarınızı benmari usulü ile eritip, değişik renklerde mumlar yapabilirsiniz.
  • Banyonuzda yarım kalan veya bitmeye yüz tutmuş hoş kokulu sabunlarınızı, bıçak yardımı ile veya rendeleyerek ayrı bir kapta tutabilirsiniz. Görüntüsü hoş olacak ve güzel bir koku banyonuzdan yayılacaktır.
  • Dökülen herhangi bir sıvıyı anında temizleyin. Özellikle bitkilerinizin saksıları direkt olarak parke üzerinde duruyorsa, sularken dikkatli olun, aksi takdirde fazla suladığınızda saksının dibinden sızan su gölcükleri parkenize zarar verebilir.
  • Oda girişlerine koyacağınız paspas, toz yumaklarının evinizde cirit atmalarını engeller.
  • Mobilyaları itmek ya da çekmek suretiyle parkelerde oluşabilecek çizikleri yazmaya gerek yok aslında, ama bacakların taban kısımlarına keçe parçaları yapıştırdıysanız itersiniz de çekersiniz de.
Mermer Bakımı
Mermer, lekelere karşı son derece hassastır. Meyva, nikotin, yağ ve pasdan çabuk etkilenir ve müdahale edilmesse üzerinde kalıcı izler oluşur.

Boyalı lekeler varsa...
Meyva, kahve, içki ve nikotin lekelerini gidermek için, içine birkaç damla amonyak katılmış çamaşır suyunu deneyebilirsiniz. Ancak, mermer bu tür kimyasal temizleyicilere karşı da hassas olduğundan işlemi aceleyle yapmayı ve hemen ardından durulamayı ihmal etmeyin.
Mürekkep damladıysa...
Birkaç damla amonyak ve %20 oranında oksijenli su karışımıyla lekeleri ovun. Kuruyunca mermerinizi yumuşak bir bezle parlatın.
Yağ lekesi için..
Bir parça benzin, mermerlerdeki yağ lekelerini çıkarmak için en iyi yoldur. Tabii işlemi ateşten uzakta yapmak şartıyla!
Mermerleriniz sarardıysa...
Sabunlu suyla silin. Sonra da tuz katılmış limon suyuyla ovun. Durulamayı unutmayın!
Gümüş Bakımı
Gümüşler, klasik tarzdaki evlerin demirbaşlarındandır. Evin en müstesna yerlerinde sergilenir, bu yüzden de bakımsızlıktan küflenirler! Oysa üreticiler, gümüşün saklanmaya gelen bir aksesuar olmadığını, hatta her daim parlak olmaları için günlük kullanılması gerektiğini söylüyorlar.

Mükemmel gümüşlere sahip olmanın sırrı aslında çok basit: Onları temiz tutmak. Toz ve kir kararmayı hızlandırır. Bu nedenle sık sık gümüşlerinizin tozunu almanızda fayda var.
Daha değerli gümüşlerinizin ise ekstra bakıma ihtiyacı olabilir. Öncelikle bu tür gümüşlerinizi kalorifer ve benzeri ısı kaynaklarından uzak tutun ve gümüşleriniz gündelik kullanıma uygunsa, onları kullanın! Böylece daha az kararmış olurlar. Eğer kabarık sayıda gümüş takımınız varsa belli bir sıra izleyerek hepsini kullanabilirsiniz.
Gündelik hayatınızda kullanmadığınız gümüş takımlarınızı ise yassı bir kumaş kaplı kutuda saklamanızı öneririz, böylece tozdan ve kararmayı sağlayan diğer kükürt kaynaklarından korunmuş olurlar. Tepsi gibi daha büyük parçaları kalınca plastik torbalara kaldırmabilirsiniz. Bunun için, buzluk torbaları veya ağzı yapışkanlı torbaları tercih edebilirsiniz. Ancak, bol miktarda kükürt içerdiğinden her ne şekilde olursa olsun, gümüşlerinizi jelatinle kaplamamaya özen gösterin.

Cilalama: Buradaki püf noktası aşındırmayan bir cila ve bez kullanmaktır. Eski bir t-shirt parçası gibi yumuşak pamuklu bez parçaları kullanın, havlu aşındıran malzemelerden kesinlikle kaçının. Ciladan sadece küçük bir parça sürmeniz yeterli, bezle dağıtarak silerken ne kadar çok yeri parlatacağını göreceksiniz. Bez yerine doğal kılları olan bir diş fırçası da kullanabilirsiniz. Gümüşlerdeki girintilerin özellikle objeyi daha güzel göstermek için koyu renkte olduklarını unutmayın ve buraları ısrarla parlatmaya çalışmayın. Çay kaşığı gibi ufak gümüş parçaları, bir diş macunu ve fırçası işbirliğiyle parlatabilirsiniz, daha büyük parçalar için tavsiye etmeyiz. (Zor oluyor)

Kaplama: Çaydanlığınız, şekerliğiniz ve diğer çukur eşyalarınızın kaplama olma olasılığı yüksek. Bu gümüş kaplamaların bir diğer adı da elektro kaplamadır. Modern gümüş kaplamalarının çoğu nikel baz içerir ve en az som gümüş kadar sağlamdırlar, dolayısıyla aynı parlatma işlemlerini kaplamalar için kullanabilirsiniz. Antik gümüş kaplamalar daha hassastırlar, bu yüzden aynı hassasiyetle parlatılmalıdırlar. Güçlü parlatıcılar, ince gümüş kaplamayı aşındırıp bakır yüzeyi ortaya çıkartabilir. Eski bir değerli parçayı ışıl ışıl yapmaktansa daha hafif parlatmak ve olabilecek zarar riskine girmekten daha iyidir.

Yıkama ve koruma

  • Gümüşlerinizin daha uzun yaşamasını ve kararmamasını istiyorsanız, onları elde yıkamalısınız. Ancak, bıçaklarınızın ağzı paslanmaz çelikten ise diğer gümüşlerinizle birlikte yıkamamaya çalışın. Zira, gümüşün paslanmaz çeliğe karşı kimyasal tepkisi vardır ve bu yüzden bıçaklarınızın paslanmaz kısımlarında küçük siyah noktacıklar oluşmasına neden olabilir.
  • Gümüşlerinizi çatal, kaşık ve bıçaklarınızı kararmayı hızlandıran yumurta, mayonez, sirke, meyve, zeytin, turşu gibi yiyeceklere temas ettikten sonra hemen durulayın.
  • Gümüşün düşmanlarından bir diğeri de tuzdur. Hain tuz gümüşü oksitlendirir. Her zaman kullanmıyorsanız, tuzluk ve biberliklerinizi kaldırmadan önce içindekileri boşaltın.
  • Bambu, sedef, fildişi, ahşap gibi dekoratif saplı bıçaklarınızı suya daldırmayın, en iyisi sadece keskin kısımlarını yıkayın, sapları durulayın, aksi takdirde zamanla saplar elinizde kalabilir.
  • Gümüş şamdanı mumdan kurtarmak
    "Gümüş şamdanda mum yakması güzeldir, temizlemesi beterdir" devri kapanmıştır. Eğer şamdanınız dökme gümüşse (bunu bir fiskeyle anlaya bilirsiniz ‘çınnn’ diye ses gelir) buzdolabına kaldırın ve mum donduğunda çıkartın. Donan mum kırılganlaşarak soyulacak hale gelecektir. Som gümüş şamdanda bu dahiyane uygulama tavsiye edilmez, zira buzdolabı, şamdanın dolgu maddesine zarar verebilir
Ayna temizliği
Temizlerken bile lekenenen aynaların her daim pırıl pırıl kalması gerçekten zor! Ancak, her an elinizin altında bulunan malzemelerle evdeki aynalarınızı tertemiz yapabilirsiniz. Nasıl mı? Top haline getirdiğiniz gazete kağıdını 2 ölçü su ve 1.5 ölçü sirke karışımına batırararak aynanızı silin ve kuru bezle kurulayın.

Bir başka püf noktası;
Çiğ patatesi kesin ve aynayı ovalayın. Daha sonra içine az miktarda alkol katılmış suyla durulayın.
Aynanıza konan sineklerden şikayetçiyseniz, temizlediğiniz son suyun içine alkol katın. Böylece sinekler, aynanızın yakınından bile geçemezler.
Pas Lekesi
Pas lekesi, özellikle pamuklu kumaş üzerindeyse çıkması imkansızdır. Ancak, sentetik kumaşlarda tuz ve limon karışımıyla bu lekelerden kurtulabilirsiniz. Son olarak içine az miktarda amonyak katacağınız suyla silerseniz, lekenin yok olduğunu göreceksiniz.
Mum Lekeleri
Mobilyalaradaki mum lekelerini bir karton parçasıyla kazıyarak mümkün olduğunca çıkarmaya çalışın. Ardından sıcak suyla silin ve son olarak sıcak tabak lekesinde olduğu gibi biraz terementin ve kaynamamış ketenyağıyla ovun. Kuruduktan sonra kuru bir bezle parlatmayı unutmayın!

Mobilyanız cilalı değil de vernikliyse, bu defa petrole batırdığınız bir bezle mumlu bölgeyi silin.Eğer mum lekesi örtüdeyse işiniz daha kolay! Önce çıkarabildiğiniz kadarını çıkarın. Örtüyü yıkadıktan sonra ütülerken mum lekesinin bulunduğu yeri, iki kurutma kağıdı arasına koyun.
Kumaş Üzerindeki Çay Lekeleri İçin
Beyaz çamaşır üzerinde ise limon suyuyla silin, sonra soğuk suyla durulayın.
Renkli kumaş üzerinde ise ve leke yeniyse yumurta sarısını suyla karıştırarak ovuşturun. Eğer leke eskiyse, gliserinli suyla silmeniz gerekir.
Halı üzerindeki çay lekelerini ise eşit ölçüde alkol ve sirke karışımı ile giderebilirsiniz
Duvarlarınızın Kolayca Temizlenmesi İçin
Kireç ve plastik boyalı duvarlar silinerek çıkmaz, ancak yeni bir boyayla temiz görünürler. Ancak saten boyalı duvarlarınızın temizliğini kolayca yapabilirsiniz. Önce odanın ortasına, içi kaynar suyla dolu olan bir kap bırakın ve bütün pencereleri kapatın. Oluşacak buhar, duvarlarınızı nemlendireceği için temizlik yapmanız daha kolay olacak.
  • Mutfak duvarlarını temizleyeceğiniz sabunlu suya bol miktarda tuz ilave edin. Böylece duvarlarda birikmiş olan yağ ve is lekelerini kolaylıkla çıkarabilirsiniz.
  • Boyalı duvarlarınızı temizledikten sonra, süngerinizi nişastalı suya batırın ve silin. Böylece bir sonraki temizleme işleminiz kolaylaşmış olacak.
  • Duvarlardaki parmak izlerini gidermek içinse, kesilmiş patates parçasından yararlanabilirsiniz. Ayrıca parafine buladığınız bez parçasıyla izli bölgeyi silin. Hemen çıktığını göreceksiniz.
Cilalı Mobilyalardaki Lekeler İçin
Cilalı mobilyalar her türlü lekeye karşı çok hassastır. Sudan bile etkilenir. Mobilyanızda yer yer su lekeleri oluşmuşsa, aynı miktardaki zeytinyağı ve alkolü karıştırın. Bu karışıma batıracağınız bezle mobilyanızı silin ve ardından kurulayın. Bütün lekelerin kaybolduğunu göreceksiniz. Cilanızın rengi bozulduysa, zeytinyağı ve sigara külü karışımına batırdığınız bezle daireler çizerek cilasını yenileyebilirisiniz.
Sıcak tabak lekesini ise terebentin ve kaynamamış ketenyağıyla ovarak giderebilirsiniz.
Mürekkep lekesi
Mürekkep lekesini çoğu zaman çıkarmak zordur. Ancak anında müdahale edildiğinde sabunlu sıcak suyla bile çıkabilir. Kurumuş lekeleri ise eğer leke deri eşya üzerindeyse, biraz limon suyuyla lekeyi fırçalayarak çıkarabilirsiniz. Mürekkep nazik bir kumaş üzerine döküldüyse, üzerine talk pudrası dökün ve kaybolana kadar fırçalayın.
Antika Bakımı
Antika bakımı
Aile yadiarı antikalarınıza gözünüz gibi baktığınızı biliyoruz. Ancak buna rağmen, güvelerden, toz ve kirin zararı etkilerinden koruyamadığınızı da! O halde önerilerimize kulak verin. Tabii, antikalarınızın nesiller boyu yaşamasını istiyorsanız!

Temizlik
Antika mobilyaları korumanın yolu düzenli yapılan temizlikten geçer. Haftada bir yapacağınız "zararsız" temizlikler antikalarınızın ömrünü uzatır.

Tozunu alın
Toz, antika eşyaların bir numaralı düşmanı! Uzun zaman eşyanın üzerinde kalması, asidik bir etki yaratır ve nemi üzerinde tutar. Bu da antikanızın cilasının bozulmasına yol açabilir.
Haftada bir yapılan toz alma işlemi mobilanızı bu tür etkilerden korur. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, mobilyanızın temizliğini detarjanlı ya da sabunlu bir bezle değil, doğal bir kıllı fırça yardımıyla yapmanız. Zira, detarjan ya da saf olmayan sabunlar mobilyanızın cilasını bozup ve kötü bir görüntüye neden olabilir. Daha derin bir temizlik içinse, elektrostatik bezlerden faydalanabilirsiniz. Bu tür bezler bilgisayar ekranlarını temizlemek için tasarlanmışsa da, antika mobilyalarınız için de pekala kullanılabilir.
Vazo, ayna, tabak gibi narin parçalarınızı ise patista gibi sık dokunmuş bezlerle silebilirsiniz.

Cilalayın
Antikaların bakımında cila önemli. Ama nasıl cilalandığı daha da önemli. Bu nedenle,ahşap ve ahşap kaplamalı antika mobilyalarınızı cilalarken elinizin ayarını hafif konuma getirmenizi tavsiye ediyoruz. Temiz, yumuşak bir bezle az miktarda bildiğimiz pasta cilayı temiz yüzeye sürün (tozu alınmıştı zaten, değil mi?!) Bir dakikalığına cilayı kurumaya bırakın, aman fazla bekleyip iyiden iyiye kurumasın. Nazikçe bir başka temiz bezle cilalama işlemine başlayın. Sadece yumuşak pamuklu bezler kullanın ve havlu ya da yüzeyi dokulu bezlerden uzak durun.

Önlemler
Kuvvetli ışığa karşı gardınızı alın, mobilyaları güneşin güçlü ultraviyole ışınlarından korumak, onları nesiller boyu kullanmanın en garantili yoludur. Antika mobilyaların direkt güneş görmemesi gerekir, çünkü ışık mobilyanın cilasını bozar. Siz en iyisi güneşin batmasına yakın gögeliğinizi açın, işinizi sağlama alın.

Ahşap ve kaplama
Eğer ahşap ya da kaplamalı mobilyalarınız toz durumunu aşıp kir mertebesine erişmişlerse, yıkamak mümkün. Bir kovada ya da geniş bir kasede bir kaç damla Photo-Flo (fotoğraf malzemeleri satan yerlerden sağlayabileceğiniz bir deterjan türü) eklediğiniz damıtılmış suyla gerçekten çok sulandırılmış bir solüsyon hazırlayın. Sadece parmağınızı karışımda bir iki çalkalayarak hafifçe köpüklendirin. Yumuşak bir bezi karışıma daldırın, nemli olacak şekilde iyice suyunu sıkın ve dikkatli bir şekilde yüzeye sürün. İlk etapta ufak bir bölgede test yayın misali deneme yapın. Kaplamaları kalkmış, dökülmüş yerlerden uzak durun. Bezinizi arada bir kontrol edin, bakalım yanlışlıkla mobilyanın cilasının kalıntısı bezin üzerinde kalmış mı. Silme işlemini bitirdikten sonra, temiz damıtılmış suya yeni temiz bir bez batırıp iyice sıktıktan sonra silme işleminin bitmediğini anlayıp durulayın. Bezi iyice suda temizledikten sonra girintileri bezi işaret parmağınıza sarıp temizleyebileceğinizi biliyorsunuz zaten, olsun ben yine de yazdım işte.

Boyalı süslemeler
Boyalı süslemeleri olan eski mobilyalarda bakım ve temizlik konusunda çok hassas olmakta fayda var. Birçok durumda bu tip mobilyaları kendi haline bırakmak daha doğru olabilir. Boyalı süslemelerde zaman içerisinde ışığa, toza ve atmosfere karşı korunmasızlıktan doğan yüzey bozuklukları, pul pul dökülmeler oluşabilir. Bu durumda bu tür mobilyaları temizlemenin tek bir yolu var, o da ressam fırçasını kullanmak, tabii eğer süslemelerin boyası henüz bozulmaya başlamamışsa.

Narin ve dikkat isteyen yüzeyler
Narin ahşap yüzeyleri temizlemek için ressam fırçasını, elektrik süpürgesinin hortum ağzına bağlayarak süper bir alet yaratın. Böylece süpürgenin hortumu direkt olarak mobilyaya değmemiş olacak ve ressam fırçası ile bir yandan nazikçe süpürürken, bir yandan da tozları vakumlamış olacaksınız. Elektrik süpürgesinin sihirli değneğini hafif bir açıyla mobilya yüzeyinden bir santim yukarıda tutarak süpürme işlemine başlayabilirsiniz. Bu sistem narin mobilyalrınızın tozlarını sürgüne yollamaya yetecektir.
Parke bakımı
Elektrik Süpürgesiyle Temizlik: Parkelerinizi daha uzun süre yaşatmak için en önemli yol, düzenli olarak süpürmek...
Gerçek azim arzu edilir bir karakter özelliği olsa da, söz konusu parkeler olunca durum biraz zorlaşıyor. Kirli ve tırtıklı tabanların arasına sıkışmış küçük taşlar ya da bacaklarımızı olduğundan daha güzel gösteren o bayıldığımız sivri topuklu ayakkabılar parkelerde göçükler, çizikler oluşturarak parkenin bozulmasına sebep olurlar. Elektrik süpürgesinin ne sıklıkta kullanılacağı biraz da ailenin yaşam tarzına ve koşuluna bağlı. Eğer çocuklarınız,hayvanlarınız ya da yemek trafiği yoğun olan bir eviniz varsa elektrik süpürgenize en azından haftada bir ev turu düzenleyin. Fırça aksesuarı olan bildiğimiz elektrik süpürgeleri (suyla, buharla olan son teknoloji harikaları değil yani) parke için daha uygun olabilir. Dikkat etmeniz gereken tek şey fırçanın kıllarının sık ve kalın olması. Eskimeden dolayı kelleşme olmuşsa fırçanın plastik kısmı parkenize zarar verebilir.
El süpürgeyle Temizlik: Elektrik süpürgesini kullanmadığınız günlerin bir kaçını, süpürge günleri ilan edebilirsiniz. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, yine süpürgenin kıllarının çok sert olmaması. Mümkünse at kılından yapılmış bir süpürge parkelerinizin çizilmeden temizlenmesini sağlar.
Başlık ve sopa kısmı ayrılabilen süpürgeler, süpürgenizin zaman zaman yıkanabilmesi açısından faydalı olabilir.

Çatlakların doldurulması: Yıllar geçtikçe, parkeniz de kalitesizse çatlakların oluşması kaçınılmazdır. Yenisini yaptırana kadar bir müddet idare etmek istiyorsanız, size önerimiz, çatlakları doldurmanız. Nasıl mı? Önce, elektirik süpürgesi yardımıyla çatlak bölgeyi ve çevresini iyice temizleyin. Ardından piyasada satılan özel spatül macununu uygulayın. Macun henüz nemliyken, hemen bir spatül ile düzleştirin.

Vernikleme: Parkenizde fazlasıyla çizik ve renk kaybı oluşmuşsa, tek yapacağınız şey verniklemek. Bunun için önce, zemini toz ve kirden arındırın. Hatta tüm parkeyi zımparalayın. Daha sonra verniği, bir fırça yardımıyla tahtanın damarları yönünde hızlı bir şekilde sürün.

www.rotapazarlama.com

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !